1.12.11
6.11.11
13.10.11
every hour,
every minute,
every second,
and yet you don't know that.
ne çeşit bi mazoşist olduğumu anlayamıyorum, ama bu durumun acının yanında bana keyif getirdiğine eminim artık bi insan bile bile, göstere göstere kendinin hata olarak addetiği şeyleri yapmaz bir daha tekrarlamaz diye düşünüyorum. daha kendi hissettiklerime, kendi yaptığım şeyleri anlamdıramazken diğer insanların yorup yapmasına göz yumuyorum yada yorum yapmalarını istiyorum ya bu daha değişik heralde. çözemiyorum, hiç bir zaman haklarında hissetiğim şeyi bilemiyecek insanlara kendimi kaptırmam, ciddi ciddi birşeyler 'his'setmem kesinlikle inanılmaz..
nası bu kadar çabuk kaptırabildiğimi asla keşfedemicem. ben senin gibi birine kapılmama, ağlamama, isyan etmelerime, kahkalarıma, heycanlarıma asla bir yorum yapamicam. sana senin ileride okuyucağını düşünerek bir mektup yazmak gelmiyor hiç içimden çünkü asla bilemiyeceğini hissediyorum. belki umut aslında benim için bir çeşit umutsuzlukur gerçekten bilemiyorum.
benimle kesişen hiçbirşeyin yok siyah ve beyazız biz. ama ben herşeyi duymak istiyorum. bütün fikirlerini herşey ama herşeyle ilgili yorumunu merak ediyorum.
evet evet buldum ben o'nu tekrar görme ümidiyle karnımadan ağzıma kadar gelen heycana kapılmışımdır belki, belki ben sadece o'nu görmeyince hissetiğim o derin çaresizliğe kapılmışımdır belki de kendi kendime kefşettiğim bir oyundur bu. ne kadar ileriye gidenbileceğimi bilmeden o'na doğru yürürken bu yolda yaşadığım deneyimlerdir belki benim kapıldığım.
bu sefer sonu için öyle derin melankoli cümleleri kurmiycam benimki sonunu bildiğin bi filmi izlemek gibi. sadece izlerken kaçırdığın sahneleri, en sevidiğin anları tekrar yaşamak istiyorsun hepsi bu zaten bi süre sonra senden gelmiyecek olan şeylerle benim tekrar ilgim dağılacak ve ben tekrar aynı şeyleri hissederek senden uzalaşmaya çalışıcam o devre biraz canım yanıcak sonra ben yine buraya birşeyler yazıcam birkaç şarkı var aklımda heralde onları dinlerim iyi birazda ağladıktan sonra kaldığım yerden hayata devam edicek. ha bide buldum ben kendi neşemi seviyorum o ilk gün o'nu görünce gözgöze gelince bütün vücuduma yayılan ısının bana kazandırdığı o kocaman neşeyi, gülümsemelerimi seviyorum onlara kapılmışımdır belki..
büyük umut içeren bana koşmanı istemek gibi cümlelerle bitirmiycem yazımı geliceksen bana doğru geliceksindir zaten..
12.9.11
29.5.11
bazı şeyler elinde olmuyor, elinde olmadan gelişiyor ve sen birşey yapamıyorsun. ben senden uzaklaşmaya çalıştıkça daha çok rüyalarıma giriyorsun. güne ilk seni düşünerek başlıyorum e güne öyle başlayıncada çıkmıyosun aklımdan. bütün gün ne yaparsam yapiyim sende oluyorsun her yaptığım şeyin içinde. her düşüncemde. yalnız kalmak bile istemez oluyorum çünkü ben düşüncelerimle kaldığım an sen geliyorsun. çok sıkılıyorum gerçekten. sabredicek gibi bişey değil bu. çözümü sadece zaman. evet bir çözümünün olmasını bilemek bile güzel belki, umut verici. ama yara kapanana kadar o belli zaman geçene kadar her defasında sızlıyor. sen aklımdan tamamen gidicek zamana kadar her aklıma geldiğinde benim bi yerlerim sızlamaya başlıyor yada belki hala neşeleniyorumdur. ya da yoo artık sen aklıma gelince neşelenmiyorum artık bana neşe vermiyorsun. neşe evresini geçeli çok oldu. çok. ilk evreyi tamamlamışız dimi, buda birşey. şimdiki de geçicek, biliyorum. sadece biran önce olsun istiyorum. sen bir an önce rüyalarımı, beni, beynimi rahat bırak istiyorum. sana koşmayı isterken, şimdi en hızlı şekilde senden uzakşalmak istiyorum. senin olmadığın düşüncelere, anılara. seni hatırlatmayan şarkılara, günlere.
12.5.11
birgün öncesinde seni görmeye bile tahamüllüm yokken şimdi bir haftadır senin varlığına yaşıyorsam zaten normallikten bahsedemeyiz dimi?.. gördüğüm herkese seni anlatıyorum, sürekli senin adını tekrarlamak istyorum. söyldeiklerini benim duyduğum kadarıyla o kadar çok düşünüyorum ki sesini, yaptıklarını, hareketlerini unutmamak için o kadar çok seni düşünüyorum ki şaşarsın. bu kadar sevildin mi sen. bu kadar sevilmeyi hak ediyor musun görücem. hayal kırıklıklarına o kadar çok alışkınım ki ve bu sefer en içten, en içimden o kadar olmamasını diliyorum ki. bu sefer üzülmek istemiyorum. senin benden haberin bile yokken ben burda gözyaşlarımda yastığımı ıslatmak istemiyorum. ama dedim ya cesaretimde yok aslında. keşke hissetsen sana olan hislerimi bir şekilde bunları okumuş olsan bir şekilde aslında sen de beni bekliyor olsan..
10.5.11
Bu yazdıklarımı büyük ihtimalle hiç okumayacaksın, hisettiklerimi öğrenicekmisin? zor gözüküyor ama zaman ne gösterir belli olmaz dimi? Bu yazdıklarım seninle daha doğrusu benimle ilgili. Benim unuttuğum bazı şeyleri yeniden görmemle, yeniden yaşamamla ilgili. Fazla değil 6 gün önce bana şuanda bu yazdıklarımı söyleseler inanmazdım. Bana 6 günde bu kadar çok şey yazdırabilecek birinin hayatım girmesine sadece güler geçerdim heralde. Şimdi yine gülüyorum ama bu sefer hiç birşey olmamış gibi geçemiyorum. Sen benim 6 gündür sabahtan akşama kadar aklımda olduğun sürecede geçmiycek zaten. Seni suçlamıyorum, yanlış anlama ama ben o kadar uzaktım ki bunlara. Belki de eskide bıraktığımı düşünüyordum artık büyüdüğümü böyle hislerin ancak küçükken, bu kadar hayranlığın ancak çocukken yaşanabileceğini düşünüyordum. Belki ben halde düşündüğüm kadar büyümemişimdir. Belki de bu duygular insan büyüsede hissedicektir bilemiyorum. Şuanda bildiğim tek bir şey varsa hayatıma girişin çok kısa zamanda oldu ama çıkışın o kadar çabuk olacak mı onu kestiremiyorum. Şimdilik hiç birşey düşünmek istemiyorum biraz anın tadını yaşamak istiyorum. Aşk dediklerinde gülümseyen halde kalmak istiyorum. Bir anda yolda aklıma gel ben nedensiz bir anda gülümsemeye başliyim istiyorum. Şarkıların hepsini ama hepsinin seni hatırlattığı şu günler o kadar da çabuk geçmesin istiyorum. Ben sadece 3 gün sonra seni bir daha görememe ihtimaline karşın gözleri dolu dolu olan ve bacakları titreyen kız olarak kalmak, eğer beni tanıyacaksan şimdi tannı istiyorum. Hiç birşey için geç kalmayalım. Benim bacaklarım titrerken burnumda o sızıyı hissederken uzaktan seni izlediğimde bu sefer belki biraz umudum olmasını diledim. Senin benim hayatıma girişin kadar benim de senin hayatına girişim çabuk olsun ben ne hissediyorsam sen de aynılarını hisset istedim.
Bir insan ne kadar sürede aşık olur? İlk bakışta aşk gerçek midir? Peki o aşkın sürekliliği ne olucak? Bütün bu sorulara şimdi yanıtlarım var. İlk bakışta aşkda mümkünmüş bir kaç gün içinde hissetiklerinin çığ gibi büyümesi de.
Ben şimdi ne yapıyorsam hepsinin içinde sen varsın. Şuandaki bütün uykularımda, nefes alışlarımda, gülüşlerimde, ağlayışlarımda, kızmalarımda. Sen şuanda hep benim gözümün önündesin bütün hareketlerinle, ses tonunla, söylediklerinle, gülümsemelerine, ciddiyetinle..
Şuanda asla tahmin etmiyeceğin birisi, asla tahmin etmiyeceğin şeyler yazıyor senin hakkında. Kötü dimi bunları öğrenememen. Bence kötü. Eğer yaşadığımız dünyanın yada düzenin belli başlı kuralları olmasa yada belki en basidinden bende biraz cesaret olsa, kadınlarında ne hisettiklerini erkeklerden önce söyleme özgürlğüne inanıyor olsam şuanda bu yazdıklarımı sanada okur yada sadece ben sana aşık oldum diyebilmeyi çok isterdim. Bu asla olmayacak ama şuanda buraya haykırmam belki biraz olsun rahatlatıyodur beni. Yada ben yalan söylüyorumdur kendime. Şuanda yazdıklarımı okumamı zorlaştıracak kadar buğlandıysa gözlerimi ben yalan söylüyorumdur. Senden bahsedeli o kadar çok oldu ki şu bir kaç gün içinde ve ben hala susmadan senden bahsetmek istiyorum. Saatlerce seni anlatmak istiyorum, senden bahsetmek, seninle olan umutlarımı taze tutmak istyiyorum. Ne kadar bencilim dimi. Senin dünyadan haberin yokken ben senin üstünden hayal kuruyorum, kendimi teselli etmeye çalşıyorum. Ben sadece senin hakkında her şeyi senin yanındayken, sende duymak istiyorum. Evet, beni tanımanı, öğrenmeni, beni sevmeni istiyorum. Çok istiyorum.
7.4.11
10.3.11
yazdıklarım sessiz sakin içimde kopan fırtınalar bazen, bazen içimde durulan deniz, bazen çığlıklar yakarışlar.
ben işte.
çok şeyim oluyor bazen söyliyecek bazen hep susasım geliyor.
bazen içim fıkır fıkır bazen kızgın.
şimdi, şimdi senin varlığın bile özleyip göremediğin aslında arada görüşmek istediğin ama çok sık gelmesini istemediğim birini görmek gibi.
25.2.11
inanasın gelmiyor ama tanıdık duyguları hissedince inanıyorsun,
aslında inanmak istemiyorsun hiç biri iyi gelmemiş sana bunca yıldır,
yapıcakda bişey yok biliyorsun boyun eğmek yada direnmek,
ikiside aynı kapıya çıkıyo aslında bu iki şıktada düşünmeden edemiyorsun,
gözlerini her kapatışında aklıa gelmeye, şarkılar onu hatırlatmaya başladığı zaman yapıcak hiç birşey yok biliyorsun,
sadece bu sefer,
belki bu sefer,
karşılıksız kalmamasını diliyorsun..
