18.12.10

hayran olmak sadece bakmak değilmiş karşınndakinin kaşına gözüne, sorgusuz sualsiz peşinden gitmekmiş aslında fikirlerinin onunla bilmediğin dünyalara atlamakmış onunla değil aslında onun sana gösterdiği yolda ilerlemekmiş bu ilerleme ona sadece hayranlık beslemenden olagelmiş başka birşey değil. başka bir şey anlaşılmasından da korkarak gitmekmiş arkasından.
onun hissettiklerini merak ettiğinden gitmekmiş seninle alakalı olmasada sadece onun verdiği tepkilere senin ne göstericeğini tecrübe etmek için aslında. iyi mi kötü mü? kötü değil. asla. meraksa, orda kalıcaksa kötü değil. orda kalmaması gibi bi durumun söz konusu değilse hiç kötü değil. fikirlerini, yaptıklarını bu kadar beğendiğin birini kendine örnek alman hiç kötü değil hele. ondan bir şeyler öğrenmek, fikirlerini bu kadar önemsemek..
şimdi bu şarkı benim aslında yeri geldiğinde ne kadar ben olmadığım şeyler yaptığımı gösteriyor. bana bunları düşündürtmene çok şaşırıyorum. kendimi bu kadar kapalı, bu kadar sınırlı zannederken kendimi bu kadar aştığımı görmek beni çok şaşırtıyor.kendimi bu kadar aşmamda bu kadar parmağının olmasıi bu çok iyi olmalı değil mi? insanın kendinde hiç bilmediği şeyleri birilerinin sayesinde keşfetmesi çok ilginç, insanın kendi içinde hiç bilmediği süprizlerle dolu bir yolculuğa çıkması gibi.
ben fark ettim ki bu şarkı çaldıkça ben sayfalarca yazabilirim. bi şarkı fark ettirdi bana bunları. bu kadar uzak zannederken kendimi ben bu şarkıda kendimle ilgili yeni şeyler keşfederken sana daha çok hayran kalıyorum. bu kadar renkli olmana içinde herşeyi barındırmana şaşıyorum, imreniyorum. her şey var sende siyah, beyaz, pembe, savaş, barış, faşizm, anarşi..
ben kendimi tek renkli, fikirli zannederken sen benim de renkli olduğumu gösterdin. bunu sana borçluyum. kendimi dinlemekte, düşündüklerimi kendime çok itiraf edemeyip yine kendimden kaçarken bi yanımla bunları gizlice düşünüp şaşırmayı sana borçluyum. ve bu şarkıyı dinlerken, ki sana benzeyen asla tekdüze olmayan bu şarkıyı, sana teşekkür ediyorum. büyük ihtimalle hiç bilmiceksin bende ki bu yaşattıklarını bilmeni istermiydim onu da bilmiyorum..

8.12.10

-bütün bunların suçlusu benmişim gibi konuşuyorsun. dedi annem telefonu suratıma kapatmadan önce.

çok mu sinirliydim? gerçekten ona bağrıyor muydum bilmiyorum. bildiğim birşey varsa suçlusunu aradığım bir çok konu var. beni mutlu etmeyen, mutlu olmama izin vermeyen konuların suçluları.
öncelerde hep iyi olmasını, iyi olmayı umduğum konuların bazılarında düşüşler yaşadığımı belki yanına varmaya yakınından bile geçemediğimi görüyorum. tutunucak bi yer bulamadığımda da karşımdakine saldırıyorum. kusura bakma anne üzüntülü olduğum konuların muhattapları yok karşımda kimse yok o veya bu nedenden işte bu yüzden belki de haklısın olanların bütün suçlusu senmişsin gibi sana haykırmışımdır, olanlara şikayet edip sinirden sesimi titretirken belki senin düzeltmeni dilemişimdir içimden, ben düzeltemediğim için.

ama bazı şeyler olmayınca olmuyo dimi? zorlamamak lazım..