Sesinde ne var biliyor musun
Bir bahçenin ortası var
Mavi ipek kış çiçeği
Sigara içmek için
Üst kata çıkıyorsun
Sesinde ne var biliyor musun
Uykusuz Türkçe var
İşinden memnun değilsin
Bu kenti sevmiyorsun
Bir adam gazetesini katlar
Sesinde ne var biliyor musun
Eski öpüşler var
Banyonun buzlu camı
Birkaç gün görünmedin
Okul şarkıları var
Sesinde ne var biliyor musun
Ev dağınıklığı var
İkide bir elini başına götürüp
Rüzgarda dağılan yalnızlığını
Düzeltiyorsun.
Sesinde ne var biliyor musun
Söyleyemediğin sözcükler var
Küçücük şeyler belki
Ama günün bu saatinde
Anıt gibi dururlar
Sesinde ne var biliyor musun
Söyleyemediğin sözcükler var.
sesin kulaklarımda sürekli, süreklide duyuyorum bazen. unutmamak için kafam mı tekrarlıyor bilemiyorum bazen sesin bile yetiyor.
17.3.12
6.3.12
Daha ne kadar sabredebilirdim bilmiyorum. Buraya yazmakda haykırmak gibi geliyor aslında öyle -değil- ama delilik burası. Kendi kendine konuşmanın meşru hali. Artık kafanda dolanan, seni yiyip bitiren sözlerin, cümlelerin bi yere atılması hali. Unutamıyorsun ya, biranda silip atamıyorsun ya kafanın içindekileri, kimseylede paylaşamıyorsun buraya yazıyorsun işte yazdığın herşey büyük harf, çığlık çığlığa.
Direniyordum aslında daha fazla yazmak istemiyordum buraya senle ilgili. Hala birşey olmadığını idda ediyordum kendime. Artık heycanlanmadığımı. Şimdide inkar edicem gözlerimin dolu olduğunu, heran patlamaya hazır bi bomba gibi dolaştığımı. Senin yüzünden laçkalaşan sinirimi, çekilen enerjimi, asılan yüzümüde inkar edicem. Çevreme hissettirmediğim gibi, onları kandırdığım gibi kendimide kandırıcam. Kandıramıyorum. Uzaklaşamıyorum, içime atamıyorum, bağramıyorum, ağlayamıyorum, gülümseyemiyorum, bakamıyorum.
Gerçek olamaz ya, böyle birşey olamaz. Nasıl oldu? Ben nasıl 5 aydır senden başka hiçbir şey düşünemez oldum? Neden? Neden bir insan tanımadığı sen hakkında aylarca düşünür, ağlar, güler. Ben neden her sabah sana uyanıyorum? Bir anda nasıl asılabiliyor yüzüm, nasıl bu kadar çabuk değiştirebiliyorsun beni? Nasıl ya, nasıl? sen bunların birazını bile hakediyormusun? Dinlediğim şarkıları, heycanlarımı, mutluluğumu hakediyorumusun? Bana kıyamayanlar varken sen benim bir gözyaşımı hakediyormusun?
Bende suç tamam, neden hala bu kadar uzadı, neden hala atamıyorum kafamdan seni bilemiyorum. Neden senden nefret etmeye çabaladıkça, gerçekten uğraştıkça sana daha yakın buluyorum kendimi. Hatrımı bile soramadan sen gidecekken, neye niye umut bağlıyorum ben? Umut bağlıyormuyum? Hayır aslında. Bu mu peki beni daha çok acıtan. Sana karşılıksız hissettiklerimden daha mı çok acıtıyor benim bana yaptıklarım. Bilmiyorum gerçekten, düşünmek istemiyorumda artık. Nolur, nolur hiç görmemiş oluyim seni, sen bana hiç gülümsememiş ol. Ben seni hiç duymamiş oluyim ya, nolur. Dayanamıyorum artık. Kaçamıyorumda. Çıkaramıyorum aklımdan.
artık içime atamıyorum,
taşıyo baksana.
Direniyordum aslında daha fazla yazmak istemiyordum buraya senle ilgili. Hala birşey olmadığını idda ediyordum kendime. Artık heycanlanmadığımı. Şimdide inkar edicem gözlerimin dolu olduğunu, heran patlamaya hazır bi bomba gibi dolaştığımı. Senin yüzünden laçkalaşan sinirimi, çekilen enerjimi, asılan yüzümüde inkar edicem. Çevreme hissettirmediğim gibi, onları kandırdığım gibi kendimide kandırıcam. Kandıramıyorum. Uzaklaşamıyorum, içime atamıyorum, bağramıyorum, ağlayamıyorum, gülümseyemiyorum, bakamıyorum.
Gerçek olamaz ya, böyle birşey olamaz. Nasıl oldu? Ben nasıl 5 aydır senden başka hiçbir şey düşünemez oldum? Neden? Neden bir insan tanımadığı sen hakkında aylarca düşünür, ağlar, güler. Ben neden her sabah sana uyanıyorum? Bir anda nasıl asılabiliyor yüzüm, nasıl bu kadar çabuk değiştirebiliyorsun beni? Nasıl ya, nasıl? sen bunların birazını bile hakediyormusun? Dinlediğim şarkıları, heycanlarımı, mutluluğumu hakediyorumusun? Bana kıyamayanlar varken sen benim bir gözyaşımı hakediyormusun?
Bende suç tamam, neden hala bu kadar uzadı, neden hala atamıyorum kafamdan seni bilemiyorum. Neden senden nefret etmeye çabaladıkça, gerçekten uğraştıkça sana daha yakın buluyorum kendimi. Hatrımı bile soramadan sen gidecekken, neye niye umut bağlıyorum ben? Umut bağlıyormuyum? Hayır aslında. Bu mu peki beni daha çok acıtan. Sana karşılıksız hissettiklerimden daha mı çok acıtıyor benim bana yaptıklarım. Bilmiyorum gerçekten, düşünmek istemiyorumda artık. Nolur, nolur hiç görmemiş oluyim seni, sen bana hiç gülümsememiş ol. Ben seni hiç duymamiş oluyim ya, nolur. Dayanamıyorum artık. Kaçamıyorumda. Çıkaramıyorum aklımdan.
artık içime atamıyorum,
taşıyo baksana.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
