skip to main |
skip to sidebar
Sous le ciel de Paris
S'envole une chanson hum hum
Elle est née d'aujourd'hui
Dans le coeur d'un garçon
Sous le ciel de Paris
Marchent des amoureux hum hum
Leur bonheur se construit
Sur un air fait pour eux
Sous le pont de Bercy
Un philosophe assis
Deux musiciens
Quelques badauds
Puis les gens par milliers
Sous le ciel de Paris
Jusqu'au soir vont chanter hum hum
L'hymne d'un peuple épris
De sa vieille cité
Près de Notre Dame
Parfois couve un drame
Oui mais a Paname
Tout peut s'arranger
Quelques rayons
Du ciel d'été
L'accordeon d'un marinier
L'espoir fleurit
Au ciel de Paris
Sous le ciel de Paris
Coule un fleuve joyeux hum hum
Il endort dans la nuit
Les clochards et les gueux
Sous le ciel de Paris
Les oiseaux du Bon Dieu hum hum
Viennent du monde entier
Pour bavarder entre eux
Et le ciel de Paris
A son secret pour lui
Depuis vingt siècles
Il est épris
De notre île Saint Louis
Quand elle lui sourit
Il met son habit bleu hum hum
Quand il pleut sur Paris
C'est qu'il est malheureux
Quand il est trop jaloux
De ses millions d'amants hum hum
Il fait gronder sur nous
Son tonnerre eclatant
Mais le ciel de Paris
N'est pas longtemps cruel hum hum
Pour se fair' pardonner
Il offre un arc en ciel
nasıl bir şarkıdır bu böyle edit piafın sesiyle birleşir seni alır havalandırır uzaklara götürür şarkı boyunca burda olmazsın uzakta gitmek istediğin yerlere götürür bitincede atar olduğun yere geri dönersin bu şarkı bir yolculuk, bir dinlenme bir huzur benim için sabahlara kadar dinlenilesi, yorulmamacasına hiç tadılmamış duygular gibi..
mevsimlerden kış ağaçların üstünde kar yollar bembeyaz evin biraz ilerisinden yokuştan bakıyorum etraf bembeyaz hava grimsi hafif hafif kar yağıyo yokuş kardan kapanmış arablar çıkamıyo iki çocuk var ellerinde kızakları.. iyice baktım yokuşun resmi zihnime kazındı. düşünüyorum iki ay sonra yollar kupkuru yokuşun iki yanında ağaçlar tomurcukta hava mavi yenilik kokusu hakim.. ondan sonraki iki ay; asfalt sıcaktan terlemiş ağaçlardan çiçekler fışkırmış güneş en tepede gökyüzü en mavi takibindeki aylarda kahverengi tonları hakim hem havada hem yapraklarda o yokuştada öyle.. ben yokuşa baktım o bana ayları anlattı işte dedi hayat gibiyim ben insanın hayatını yaşadığı günler dolayısıyle mevsimler oluşturur, bende onların resmiyim zaten dedi. durdum düşündüm sen hangi mevsimdesin? ne renksin? sustum hem gökkuşağım hem siyah hem beyaz hem ağlamak istiyorum susmamacasına hem gülmek kahkalarla bi ağız dolusu gülmek.. şimdi parçalı bulutluyum ama içimde derin hisler arkama bakmadan uzaklaşmak küçük bi sandala binip kıyı kıyı açık denize ulaşmak istiyorum en sevdiğim şarkılar çalsın fonda ufukta güneş olsun ben arkama bakmayayım..
o da geçer herşey geçer unutulur dün kar yağıyordu her yer bembeyaz bugün deli bir yağmura uyandım pencereyi tıklatırcasına yağan yerler ıslandı karlar eridi şehir yine eski görüntüsüne büründü yarın güneş açıcak belkide ıslak olan herşey kuruycak şehir güneş ışığyla olduğundan daha güzel görüncel belki..ben? bende. bende güneş açıcam belki içimde en ufak bi huzursuzluk kalmiycak hiç olamdığım kadar rahat uyuycam belki, belki de daha da kapanıcak daha çok gri olucak bilemiyorum bilmiyorum.. hayat bu işte yarın ne olucağını kestirememek ama en güzelini ummak ben ummaya devam edeyim bu yazıda öyle bitsin dışarısı ne kadar kapalı olsanda umutlu açık bitsin..
yapmak istediğin şeyler ne kadar ertelenebilir? nereye kadar? hep birşeylerin olmasını umarak yaşamak yada olmasını beklediğin şeylerin tarihini ertelemek hep neden? hep bi koşuşturmaca durup bir nefes alamadan sağına soluna bakamadan bir yere birşeylere yetişme acelesi, paniği..
hep böyle mi olacak ya da hayır bende bir sorun olmalı en çok okumak istediğim iki kitabın okuma tarihi bile yaza atılmış durumda ha şu film? yazın izlerim.. neden? çünkü öss var çünkü onu izledikten, okuduktan sonra pişmanlık duygusu hissedicem peki yazın? her şeye yetecek kadar zamanım olucak mı? şu blog.. üzerinde yapmak istediklerim için bile bir erteleme söz konusu halbuki zaman, yaş, duygular, mekan değişiyor akıp gidiyor ben yazın okuldan mezun olmuş olucam e peki o zaman yazacaklarım..
-çok güzel bir sergi varmış, kapandı.. -o film? vizyondan kalktı zaten dvd'den izlemesi çok sıkıcı.. - yeni bi yer açılmış? sonra gidersin..
evet bence ben yetişemiyorum yada ayak uyduramıyorum ama sistem bana ayak uyduracak değil ya.. şu anda çok mu depresifim bunu yazarken? hayır.. yine sistemle sonuçsuz bir kavga içindeyim geçer ama bi kahve alırım yemek yerim sonrada derse geçerim unuturum istenilende bu değil mi zaten ayak uydurman lazım iyi yada kötü üzülmüşsün üzülmemişsin hiç fark etmez..