29.5.11

çok çok çok isteme çok isteme, koparız hayattan..

bazı şeyler elinde olmuyor, elinde olmadan gelişiyor ve sen birşey yapamıyorsun. ben senden uzaklaşmaya çalıştıkça daha çok rüyalarıma giriyorsun. güne ilk seni düşünerek başlıyorum e güne öyle başlayıncada çıkmıyosun aklımdan. bütün gün ne yaparsam yapiyim sende oluyorsun her yaptığım şeyin içinde. her düşüncemde. yalnız kalmak bile istemez oluyorum çünkü ben düşüncelerimle kaldığım an sen geliyorsun. çok sıkılıyorum gerçekten. sabredicek gibi bişey değil bu. çözümü sadece zaman. evet bir çözümünün olmasını bilemek bile güzel belki, umut verici. ama yara kapanana kadar o belli zaman geçene kadar her defasında sızlıyor. sen aklımdan tamamen gidicek zamana kadar her aklıma geldiğinde benim bi yerlerim sızlamaya başlıyor yada belki hala neşeleniyorumdur. ya da yoo artık sen aklıma gelince neşelenmiyorum artık bana neşe vermiyorsun. neşe evresini geçeli çok oldu. çok. ilk evreyi tamamlamışız dimi, buda birşey. şimdiki de geçicek, biliyorum. sadece biran önce olsun istiyorum. sen bir an önce rüyalarımı, beni, beynimi rahat bırak istiyorum. sana koşmayı isterken, şimdi en hızlı şekilde senden uzakşalmak istiyorum. senin olmadığın düşüncelere, anılara. seni hatırlatmayan şarkılara, günlere.

12.5.11

insanların herşeyleri dört dörtlük gittiğinde verimli çağları olmuyor dimi, bişiler yazmak söylemek için illa bişiler yaşamak gerekiyor işte ben en verimli çağımdayım şuanda aşkın en platonik noktasında eğer tek umut bağladığım şeyde bana kısa bir dönüş yaparda bütün kurduğum umutlar sadece birkaç dakika içinde sönerse ben yüksek bi yerden düşmüş gibi bi süre gelemem kendme. eğer bana geri dönersen benim hisettiklerim sende şekil bulursa ve senin hiç hayal etmediğim eksiklerini de görmeye başlarsam şuanda içimde mideme kadar inen o sıcacık duygular azalır heralde. her ihtimalde ben şuanda herşeyin doruk noktasındayım sana karşı olan bütün duyguların doruk noktasındayım. ve çok korkuyorum. bundan sonra olabilecek bütün ihtimallerden çok korkuyorum. çok acımasından ve yaranın iyileşmesi sürücenin uzun olmasından inan çok korkuyorum. bir yanım hiç bulaşma bölye kalsın resimlerine bak aklındaki hayallerle yaşamaya devam et diyor diğer yanım çılgınca sana adım atmaktan kendini alamıyor. bu sefer geçen seferkilerin aksine kocaman bir umut hissederken, kendine bu kadar yakın gördüğün birine adım atmama ihtimalini düşünmek bile istemiyor. sanırım bende istemiyorum. sana atıcak adımlarımın bir an önce hızlı ve büyük olmasını diliyorum. hem müthiş bi korku hissederken hem de sana bu kadar çabuk koşmak istiyorum. ama bu duygular böyle dimi.
birgün öncesinde seni görmeye bile tahamüllüm yokken şimdi bir haftadır senin varlığına yaşıyorsam zaten normallikten bahsedemeyiz dimi?.. gördüğüm herkese seni anlatıyorum, sürekli senin adını tekrarlamak istyorum. söyldeiklerini benim duyduğum kadarıyla o kadar çok düşünüyorum ki sesini, yaptıklarını, hareketlerini unutmamak için o kadar çok seni düşünüyorum ki şaşarsın. bu kadar sevildin mi sen. bu kadar sevilmeyi hak ediyor musun görücem. hayal kırıklıklarına o kadar çok alışkınım ki ve bu sefer en içten, en içimden o kadar olmamasını diliyorum ki. bu sefer üzülmek istemiyorum. senin benden haberin bile yokken ben burda gözyaşlarımda yastığımı ıslatmak istemiyorum. ama dedim ya cesaretimde yok aslında. keşke hissetsen sana olan hislerimi bir şekilde bunları okumuş olsan bir şekilde aslında sen de beni bekliyor olsan..

10.5.11

Merhaba,

Bu yazdıklarımı büyük ihtimalle hiç okumayacaksın, hisettiklerimi öğrenicekmisin? zor gözüküyor ama zaman ne gösterir belli olmaz dimi? Bu yazdıklarım seninle daha doğrusu benimle ilgili. Benim unuttuğum bazı şeyleri yeniden görmemle, yeniden yaşamamla ilgili. Fazla değil 6 gün önce bana şuanda bu yazdıklarımı söyleseler inanmazdım. Bana 6 günde bu kadar çok şey yazdırabilecek birinin hayatım girmesine sadece güler geçerdim heralde. Şimdi yine gülüyorum ama bu sefer hiç birşey olmamış gibi geçemiyorum. Sen benim 6 gündür sabahtan akşama kadar aklımda olduğun sürecede geçmiycek zaten. Seni suçlamıyorum, yanlış anlama ama ben o kadar uzaktım ki bunlara. Belki de eskide bıraktığımı düşünüyordum artık büyüdüğümü böyle hislerin ancak küçükken, bu kadar hayranlığın ancak çocukken yaşanabileceğini düşünüyordum. Belki ben halde düşündüğüm kadar büyümemişimdir. Belki de bu duygular insan büyüsede hissedicektir bilemiyorum. Şuanda bildiğim tek bir şey varsa hayatıma girişin çok kısa zamanda oldu ama çıkışın o kadar çabuk olacak mı onu kestiremiyorum. Şimdilik hiç birşey düşünmek istemiyorum biraz anın tadını yaşamak istiyorum. Aşk dediklerinde gülümseyen halde kalmak istiyorum. Bir anda yolda aklıma gel ben nedensiz bir anda gülümsemeye başliyim istiyorum. Şarkıların hepsini ama hepsinin seni hatırlattığı şu günler o kadar da çabuk geçmesin istiyorum. Ben sadece 3 gün sonra seni bir daha görememe ihtimaline karşın gözleri dolu dolu olan ve bacakları titreyen kız olarak kalmak, eğer beni tanıyacaksan şimdi tannı istiyorum. Hiç birşey için geç kalmayalım. Benim bacaklarım titrerken burnumda o sızıyı hissederken uzaktan seni izlediğimde bu sefer belki biraz umudum olmasını diledim. Senin benim hayatıma girişin kadar benim de senin hayatına girişim çabuk olsun ben ne hissediyorsam sen de aynılarını hisset istedim.
Bir insan ne kadar sürede aşık olur? İlk bakışta aşk gerçek midir? Peki o aşkın sürekliliği ne olucak? Bütün bu sorulara şimdi yanıtlarım var. İlk bakışta aşkda mümkünmüş bir kaç gün içinde hissetiklerinin çığ gibi büyümesi de.
Ben şimdi ne yapıyorsam hepsinin içinde sen varsın. Şuandaki bütün uykularımda, nefes alışlarımda, gülüşlerimde, ağlayışlarımda, kızmalarımda. Sen şuanda hep benim gözümün önündesin bütün hareketlerinle, ses tonunla, söylediklerinle, gülümsemelerine, ciddiyetinle..
Şuanda asla tahmin etmiyeceğin birisi, asla tahmin etmiyeceğin şeyler yazıyor senin hakkında. Kötü dimi bunları öğrenememen. Bence kötü. Eğer yaşadığımız dünyanın yada düzenin belli başlı kuralları olmasa yada belki en basidinden bende biraz cesaret olsa, kadınlarında ne hisettiklerini erkeklerden önce söyleme özgürlğüne inanıyor olsam şuanda bu yazdıklarımı sanada okur yada sadece ben sana aşık oldum diyebilmeyi çok isterdim. Bu asla olmayacak ama şuanda buraya haykırmam belki biraz olsun rahatlatıyodur beni. Yada ben yalan söylüyorumdur kendime. Şuanda yazdıklarımı okumamı zorlaştıracak kadar buğlandıysa gözlerimi ben yalan söylüyorumdur. Senden bahsedeli o kadar çok oldu ki şu bir kaç gün içinde ve ben hala susmadan senden bahsetmek istiyorum. Saatlerce seni anlatmak istiyorum, senden bahsetmek, seninle olan umutlarımı taze tutmak istyiyorum. Ne kadar bencilim dimi. Senin dünyadan haberin yokken ben senin üstünden hayal kuruyorum, kendimi teselli etmeye çalşıyorum. Ben sadece senin hakkında her şeyi senin yanındayken, sende duymak istiyorum. Evet, beni tanımanı, öğrenmeni, beni sevmeni istiyorum. Çok istiyorum.