Ağaçtaki bir balık kadar şanssızım bağışla;
Sana ilk gelişimin titrek heyecanlarıdır bunlar,
Bir kedinin kulağına fısıldadım sancılı hasretlerimi;
Salaş bir barın taburesinde kaybolmuş, yanan bir kibrit gibiydim
Bir nasihat getiren ebabil kuşları gibiydi cinnetlerim
Ve gözlerimde sensizliğin ısmarlama yaşları asılı bekliyordu gitmelerini...
Orostopoğluydu hayat belki halkın ağzında,
Aşk kanımdan kasıklarıma doğru akmaktaydı oluk oluk...
Rüzgârda sokak kokusu,
Uğraşma, dedim şaire boşuna, şiir yazamazsın;
Bu kadar maviyken gökyüzü...
Ve bir de baktım savrulmuş sonsuzluğa ışık hızındaki sevdalarım,
Kim demiş kuşlar konuşmaz, insanlar anlamaz diye?
Bende Mecnun aklı varken; sende Leyla'nın kocaman kalpleri...
Okumayı yeni sökmüş çocuklar kadar sevinçli...
*semih ertük..
o italik dize öyle bir dize ki üstüne neler yazılır ama bu kadar güzel ifade edebilirdi heralde, gerek yok üstüne fazla söz sarfetmeye..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder